TAKİP EDİNİZ

İÇERİK ARAMA

Kasık Fıtıkları: Nedenleri, Semptomları ve Cerrahisi


Operatör Doktor Süleyman DEMİRYAS İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı

Sık karşılaşılan ve basit bir hastalık olarak görülen kasık fıtıkları zamanında müdahale edilmediğinde ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Operatör Doktor Süleyman Demiryas kasık fıtığı hakkında dikkat edilmesi gerekenleri Fatih Gazetesi okuyucuları için yazdı.

Kasık fıtıkları cerrahi polikliniklerimizde en sık karşılaştığımız hastalıklardandır. Toplum tarafından önemsenmeyerek basit bir hastalık olarak görülür. Fakat zamanında tedavi edilmediğinde fıtıklar içinden çıkılamayan ölümcül sorunlar ortaya çıkarabilir.

Fıtık nedir?

Karın duvarında doğuştan ya da sonradan çeşitli sebeplerle oluşmuş zayıf noktalardaki yırtıklardan karın içi organların karın dışına çıkması fıtık olarak tanımlanabilir. Böylece karın içi organlar normalde olması gereken yerden ayrılır ve periton adı verilen zardan oluşan bir kese içerisinde karın duvarı dışında ikamet etmeye başlarlar. Bu organlar ince bağırsak, kalın bağırsak, omentum (karın içi yağlı doku), appendiks, meckel divertikülü, idrar torbası olabilir.

ERKEKLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Kasık fıtıkları erkeklerde daha sık görülür fakat kadınlarda da görülür. Anne karnındaki dönemde testisler (er bezleri) karın içerisinde olup, doğuma kadar normal yerleşim yeri olan, skrotuma göçlerini tamamlarlar ve takiben göç esnasındaki geçişi kanalları kapanır. Bu esnada testislerin skrotuma göçü tamamlanamazsa inmemiş testisden bahsedilir. Ya da bu geçiş kanalı kapanmazsa, karın içi organlar bu kanaldan içeri girer ve çocukluk çağında görülen kasık fıtıklarını oluşturur.  Ya da geçiş kanalı zayıf nokta olarak kalır ve ileride oluşabilecek fıtıklara zemin hazırlar.

KASIK FITIĞININ SEBEPLERİ

Yaşlılık, şişmanlık, ileri derecede zayıflık, müzbin öksürük (Kronik bronşit ya da astım bronşiyale gibi akciğer hastalıkları), işeme bozuklukları (prostat büyümesi gibi), büyük abdest yapma bozuklukları (kabızlık gibi), karın içerisinde sıvı toplanması (assit), gebelik, ağır egzersiz yapma, ağır kaldırma, bağ dokusu hastalıkları gibi kasık fıtığı oluşumuna zemin hazırlayan durumlar mevcuttur. Kısaca karın içi basıncını arttıran ya da karın duvarını oluşturan dokunun yapı taşlarında görülen doğuştan bozukluklar, fıtık oluşumundaki ana nedenlerdir.

BELİRTİLERİ

Fıtığın en önemli belirtisi kasıkta daha önceden fark edilmemiş bir şişliğin oluşmasıdır. Bu şişlik genellikle sırt üstü yatar durumdayken kaybolur.  Bazen hastalar kese içerisindeki organları kendi elleriyle karın içerisine iterler. Var olan bir fıtık içeriğinin karın içerisine geri gitmemesi yani şişliğin kaybolmaması ile redükte olmayan (yerine itilemeyen=sıkışmış) fıtıktan bahsedilir. Bir sonraki safhada fıtık kesesi içerisindeki organın kanlanmasının bozulması sonucu boğulma (strangülasyon) ve çürüme (gangren) gelişir. Bu durumlar acil statüsünde değerlendirilir ve hastalar beklemeksizin ameliyat edilir. Acil ameliyat esnasında sıkışmış karın içi organların beslenmesinin öncelikle düzeltilir. Ama gangren meydana gelmiş organlar alınır. Redükte olmayan ve boğulan organ bağırsak ise hasta büyük abdestini yapamaz ve anüsten gaz çıkaramaz. Şiddetli karın ağrısı, şişkinlik, bulantı ve kusma görülür. Tabiî ki kasıkta görülen her şişlik ya da ağrının sebebi fıtık değildir. Fıtık dışında bu bölgede lenf bezi büyümesi, inmemiş testis, kordon kistleri ya da apse gibi birçok normal olmayan durumlar görülebilir ve ayırıcı tanı gereklidir. Bu durumlarda deneyimli bir cerrah tarafından yapılacak muayene son derece önemlidir. Şüphe durumunda ayırıcı tanıda ultrasonografi kullanılabilir.

ERKEN TANI ÇOK ÖNEMLİ

Ayrıca fıtığın büyük olması, fıtığın uzun zamandır var olduğunu gösterir. Burada sorun, uzun zamandır karın dışında yaşayan organlar fıtığı öyle boyutlara ulaştırabilir ki cerrahi onarım imkânsız hale gelir. Çünkü ameliyat sonrası hastalarda solunumsal problemler gelişebilir. Bu nedenle fıtıkta erken tanı ve cerrahi onarım son derece önemlidir.

FITIĞIN TEDAVİSİ

Fıtığın tedavisi, anestezi altında yapılan cerrahi tedavidir. Anestezi, bölgesel ya da genel olarak yapılabilir. Günümüzde cerrahi tedavide yama (meş) olarak tanımladığımız polipropilenden yapılmış sentetik materyaller kullanılarak yapılan gerilimsiz onarımlar öncelikli olarak kullanılmaktadır. Bu onarımlar açık ya da kapalı (laparoskopik) olarak yapılabilir. Açık cerrahi ile yamalı onarım en sık uygulanan tedavi yöntemidir. Laparoskopik onarımlar özellikle nüks (daha önceden fıtık tamiri yapılan hastalarda aynı lokalizasyonda fıtığın tekrarlaması durumu) ve iki taraflı fıtıklarda kullanılır. Laparoskopik fıtık onarımı, ufak kesilerle yapılmış 3 delikten yapılır. Böylece hastalar daha az ağrı duymakta, hastanede daha az yatmakta, erkenden günlük yaşamlarına ve işlerine geri dönebilmektedir. Fakat laparoskopik fıtık onarımının maliyetinin yüksek olması, cerrahın özel eğitim olarak deneyim kazanması gibi dezavantajları mevcuttur. Yabancı cisim olan yamalara, vücudumuzda nadiren reaksiyon gelişebilir. Böylece yara yerinde akıntı ya da yamada toplanma (meşoma) gelişebilir. Hangi yöntemle yapılırsa yapılsın iyi yerleştirilmemiş yamalar ya da cerrahi alan enfeksiyonu gelişen hastalarda ciddi sorunlar gelişir. Bu durum yamanın çıkarılmasını gerektirebilir.

TEDAVİDE CERRAHIN DENEYİMİ ÖNEMLİ

Ameliyat sonrası nüks gelişimi %2-10 arasında görülür. Özellikle eskiden uygulanan, günümüzde çok tercih edilmeyen dikişle tamirler sonrası nüks gelişimi daha sıktır. Nüks oluşumunda yukarıda saydığımız hastalıklar dışında şeker hastalığı, yara yeri enfeksiyonu, yara yerinin iyileşmesini bozan ilaçların kullanımı diğer önemli sebeplerdir. Nüks gelişmesi başlı başına sorundur. Çünkü cerrahi onarım sonrası kasık bölgesinin anatomisi değişmektedir. Böylece yeniden cerrahi onarım zorlaşmaktadır. Nüks kasık fıtığı onarımında;testislerden gelen spermleri taşıyan vas deferens denilen kanallarda kesilme, testislerin kanlanmasını sağlayan damarlara zarar verilmesi sonrası testislerde fonksiyon kaybı ya da kasık bölgesi ve skrotumun his duyusunu sağlayan sinirlerin kesilmesi sonrası ilgili bölgelerde his kaybı gelişebilir. Nüks gelişmiş hastalarda tedavide, cerrahın deneyimi önemlidir. Deneyimli cerrahların yaptığı onarımlar sonrası bu komplikasyonlar son derece nadirdir.

Sonuç olarak kasık fıtıklarının tedavisi cerrahidir. Fıtık tespit edildiğinde beklenilmeden yapılacak cerrahi ile birçok sorunun önüne geçilebilir. Laparoskopik cerrahi onarım, günümüzde gerek hastalar gerek cerrahlar tarafından artan oranlarda tercih edilmektedir.