TAKİP EDİNİZ

İÇERİK ARAMA

Ramazan ve Oruç


Fatih Müftüsü İrfan ÜSTÜNDAĞ

RAMAZAN VE ORUÇ

Yüce Mevlamız “Ey iman edenler ! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz” (Bakara 2/183), “Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun” (Bakara 185) buyurarak Orucu bizlere farz kılmıştır.

Günlük hayatta koşuşturmalar içerisinde zaman zaman ruh dünyamızdan uzaklaşabilmekte, maddi ihtiyaçlarımızla meşgul olurken manevi ihtiyaçlarımızı unutabilmekteyiz. Ramazan ve oruç bu ihmalimizi hatırlatarak, kusurlarımızın farkına varmamıza vesile olmakta, gerçek benliğimize dönerek Allah’a yönelmemizi sağlamaktadır.  Huzura erişmenin kaynağı Allahı hatırlamaktır. Çünkü Yüce Mevlamız “Gönüller ancak Allah’ı anmakla huzura kavuşur” (R‘ad 13/28) buyurmaktadır. Birçok insan Ramazan ayında vücudunun maddi isteklerine dur diyerek Allah’ı anmaya başlamış ve bunu hayatının devam eden yıllarında da sürdürebilmiştir. Bu noktada ramazan çoğu kere bizler için hayır yolunda bir başlangıç olmuştur.

Ameller niyetlere göredir. İbadetlerin Allah katındaki değeri niyetlerin sağlamlığına bağlıdır. Oruç ibadeti de her şeyden önce sırf Allah rızası için tutulmalıdır. Orucun diğer faydaları bunun arkasından zaten gelecektir. Oruç ibadetine riyanın karışma ihtimalinin zayıflığı sebebiyle Yüce Allah bir kutsi hadiste “İnsanın oruç dışındaki bütün amelleri kendisi içindir, oruç ise benim içindir, onun mükâfatını ben vereceğim” (Buhârî, “Savm”9) buyurarak orucun mükafatının büyüklüğünü ifade etmiştir.

Ramazan ayı orucuyla, iftarıyla, sahuruyla, mukabeleleriyle, teravih namazlarıyla, fıtır sadakasıyla, itikafıyla, kadir gecesiyle, değerlendirmemiz gereken müstesna bir zaman dilimidir. Bu ayda hidayet rehberimiz Kur’an indirilmiştir. Bu ayda bin aydan daha hayırlı kadir gecesi vardır. Fert olarak, aile olarak ve millet olarak bu aydan azami bir şekilde istifade etmek gerekir. İşlerimizi Ramazana göre ayarlayıp emrimiz altındakilerin yüklerini işlerimizi aksatmayacak şekilde hafifletmeliyiz. İftar sofralarımızda fakir ve kimsesizlere yer vermeli, gösteriş ve israftan uzak durmalı, sevap kazanacağım derken israf ve riya günahının içerisine düşmemeliyiz. İyiliklerimizi daha da artırmalı buruk gönülleri sevindirmeliyiz. Ramazan sevincini toplum olarak birlikte yaşamalı, birlikte bayrama erişmeliyiz. Bu konuda en büyük örneğimiz Peygamber Efendimizdir.  Abdullah b. Abbas şöyle buyurmuştur. “Resûlullah (s.a.v.) insanların en cömerdi idi; bilhassa Ramazan ayında cömertliği zirveye ulaşır, gürül gürül esen rüzgâr gibi coşardı.” (Buhârî, “Savm” 79)

Ramazan ayı çocukların dini gelişimleri üzerinde büyük katkı sağlamaktadır. Bu sebeple ramazan ayında çocuklarımız için plan ve programlarımız olmalıdır.

Çoğu zaman, elimizde bolca bulunan nimetlerin kıymetini bilmek ve şükrünü eda etmekten uzak kalabilmekteyiz. Nimetlerin kadrini elimizden çıktıklarında anlarız. Ramazan ayı bu konuda da bizlere bir imkan sunar. Sahurla imsak vakitleri arasında midesini aç ve susuz bırakan insan sahibi olduğu nimetlerin ne kadar değerli olduğunu idrak eder.

Önünde her türlü yiyecek varken orucu sebebiyle bunları yemeyen insan nefsinin isteklerine karşı koymasını öğrenir. İradesini güçlendirir. Sabretmeyi öğrenir.

Tok insan açın halinden anlamaz derler. Ellerindeki varlıklarından dolayı hayatlarında açlık yüzü görmeyenler, Oruç sayesinde fakirlerin hali ile hallenir onlara yardım ederek şefkat ve merhamet duygularını geliştirirler. Bu sebeple, yardım ve şefkate muhtaç nice insanlar hep Ramazan ayının gelmesini beklerler.

Oruç, insanı ahlaki açıdan da olgunluğa ulaştırır. Gerçek manada oruç tutmak sadece açlık ve susuzluğu terk etmek değildir. Vücudu bütün azalarıyla haramlardan uzak tutmaktır. Oruç insanın söz ve davranışlarını güzelleştirir. Bazı aşırı davranışlardan sonra oruç tepeme vurdu savunması içerisine girerek suçu oruca bulmak yerine, tuttuğumuz orucun kalitesini sorgulamamız daha anlamlı olacaktır. Peygamber Efendimiz hadisi şeriflerindeKim yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi bırakmazsa Allah, onun yemesini-içmesini bırakmasına hiç değer vermez” (Buhârî, Savm, 8), “Oruç bir kalkandır. O halde oruçlu kötü söz söylemesin. Oruçlu kendisiyle çekişip kavga etmek isteyen kişiye ‘ben oruçluyum, ben oruçluyum’ desin...” (Buharî, Savm,2) buyurarak orucun ahlaki yönüne dikkat çekmiştir.

Yapılan araştırmalar Ramazan aylarında suç işleme oranlarının diğer aylara göre çok azaldığını göstermektedir. Çünkü Ramazanın evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennenden azad olmaktır. Çünkü Ramazan ayı gelince cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapatılır, şeytanlar ise zincirlere vurulur. Yeterki kul, inanarak ve mükafatını Allah’tan bekleyerek Rabbine yönelsin, ona ibadet ve tövbe etsin.

Ramazan ayı oruç sayesinde insanın bedenini temizler, davranışlarını güzelleştirir, fertler arasında sevgi, şefkat ve yardımlaşma duygularını geliştirir. Toplumsal barışa katkı sağlar.  Toplumun tabakalarını kaynaştırır. Adeta bir okul gibi herkesi eğitir.

 

İrfan Üstündağ

Fatih Müftüsü

 

Not: Fatih Müftülüğü Ramazan ayı programları Fatih Müftülüğü Web sayfasında yayınlanmıştır.