TAKİP EDİNİZ

İÇERİK ARAMA

Lokman Hekim Ve Keçiboynuzu


Yüzyıllar boyunca bir besin olarak kullanılan keçiboynuzu, gıda sanayinde de önemli bir yere sahip.

Şifa kaynağı özelliği de olan şifa kaynağı keçiboynuzunun beslenmemizdeki yeri, faydaları ve kullanım şekilleri hakkında bilmemiz gerekenleri Bezmialem Vakıf Üniversitesi Fitoterapi Merkezi Başkanı Prof. Dr. Murat Kartal’ın gazetemiz için kaleme aldı.

Keçiboynuzu ile ilgili ilginç bir rivayet şöyledir: Lokman Hekim, günlerden birinde Anadolu’nun güneyindeki insanların dertleriyle ilgilenmek üzere yola çıkar. Toros Dağları’ndan aşağıya inip Akdeniz’e doğru ilerlerken limon ağaçlarını görür. Orada yaşayan insanların daha sağlıklı olabileceğini düşünerek ilerlerken yolunun sağının solunun keçiboynuzu ağaçlarıyla örtülü olduğunu görür. Orada durup yanındakilere “Buranın insanlarının bana ihtiyacı olmaz” deyip geri döner. Bu rivayet de bizlere keçiboynuzunun sağlığa faydaları konusunda ipucu vermektedir.

Dünyanın en eski ağaçlarından biri olan keçiboynuzu (Ceratonia siliqua L.), Akdeniz ikliminin etki sahasında gelişme gösteren makilerin en tipik örneklerinden birisidir. Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua L.), Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde, bu iklime bağlı olarak yayılış gösteren baklagiller (Fabaceae) familyasından maki formasyonunun en tipik tanıtıcısıdır.

Dünya uygarlıklarının beşiği olan Akdeniz havzası aynı zamanda pek çok bitkinin ilk olarak kültüre alındığı bir yerdir. M.Ö. 4000 – 5000 yıllarından beri bilinen ve ilk olarak Mısır’da kullanılmaya başlandığı tahmin edilen keçiboynuzu insanlık tarihinde adından sıkça söz ettirmiş bir bitkidir. Çok uzun bir kültürel geçmişe sahip olan keçiboynuzu, bugün de çok çeşitli kullanım alanlarıyla ekonomik açıdan önemini korumaktadır. Meyvesinden, kabuğundan ve çekirdeklerinden ayrı ayrı yararlanılan keçiboynuzunun farklı ülkelerin geleneksel ürünlerinde olduğu gibi birtakım endüstri kollarında da tüketimi söz konusudur.

KEÇİBOYNUZU DOĞAL BİR TATLANDIRICIDIR

Keçiboynuzu unu içerisinde yüksek oranda şeker bulundurmasından (%32 – 38 sakaroz, %5 – 7 fruktoz, %5 – 6 glukoz) ötürü aynı zamanda doğal bir tatlandırıcıdır. Günümüzde kullanılan rafine şeker bilinmeden önce doğal tatlandırıcı olarak keçiboynuzu kullanılmaktaydı. Ayrıca protein ve amino asitler, çeşitli fenolik bileşikler ve zengin çözünmeyen lif içeriği nedeniyle değerli bir besin özelliğinde. Meyvesinin yüksek oranda şeker ihtiva etmesine karşın kan şekerini yükseltmemektedir zira içerisinde şeker dengeleyici etkin maddeler bulunmaktadır. Geleneksel tüketimine baktığımızda Mısır’da keçiboynuzu şurubu; Türkiye ve Suriye’de pekmez ve “keleş” adı verilen reçel yapımında (Özellikle Anamur ve Gazipaşa’da); Lübnan’da ise “Celab” adı verilen keçiboynuzu şurubu yapımında; İspanya, Portekiz, Yunanistan ve Kıbrıs’ta bebek maması katkı maddesi olarak kullanılır.

KEÇİBOYNUZU YÜZYILLAR BOYU BESİN OLARAK KULLANIMIŞTIR

Ağacın boynuz şeklindeki uzun kahverengi meyveleri zengin karbonhidrat içeriği nedeniyle yüzyıllar boyu besin olarak kullanılmıştır. Meyvenin etli kısmının yarısı karbonhidratlardan (sakaroz, glikoz ve az früktoz) ibaret. Bazı mineraller bakımından da zengin; özellikle sütten üç misli fazla kalsiyumun yanı sıra potasyum, demir, fosfor mangan, çinko, bakır bulunuyor. Düşük yağ, düşük kalori, yüksek lif ve kalsiyum içeriğinin yanı sıra kafein türevlerini çok düşük miktarda (50 misli daha az) taşıması nedeniyle meyvelerin etli kısmı toz edilerek kakao yerine ucuz bir alternatif olarak şekerlemeler, çikolatalar, içecekler, pasta ve ekmeklerde kullanılıyor.

GIDA SANAYİNDE KEÇİBOYNUZU

Ancak keçiboynuzu bitkisine asıl önem kazandıran meyvenin içerisinde bulunan keçiboynuzu çekirdekleridir. Keçiboynuzu çekirdekleri bir dizi işleme tabi tutularak gıda sanayinde çok önemli bir katkı maddesi olan keçiboynuzu zamkına dönüştürülmektedir. Keçiboynuzu çekirdeğinin zamk özelliği ise çekirdeğin kabuk ve embriyosu arasında kalan endosperm tabakasının öğütülmesiyle ortaya çıkmaktadır. Keçiboynuzu çekirdeklerinin endospermlerinden elde edilen bu zamksı madde, başta dondurmalar olmak üzere yoğurt, puding, eritme ve krem peynirleri, su bazlı jöleler, şekerlemeler, balık ürünleri, içecekler, ketçap, mayonez, salça, unlu mamüller ve dondurulmuş gıdalar gibi birçok ürünün en önemli bileşeni olmaktadır

İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK

Keçiboynuzu çekirdeği, doğada ağırlığı değişmeyen bir tohumdur. Bütün tohumlu bitkilerden yalnız keçiboynuzu uzun süre suda bekletildikten sonra filiz verebilir. Bu hem çok kuruduğu ve meyvesinden çıktıktan sonra son ve sabit ağırlığını aldığı için, hem de içine su alma olasılığı çok az ve çok uzun zamana bağlı olduğu içindir. Bu nedenle Araplar, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde ağırlık ölçüsü olarak kullanılmıştır. On altı tanesi bir dirhem eder. Dirhem, değişmekle birlikte 3 gr. ağırlığı temsil etmektedir. Satıcı iki dirhemlik (32 çekirdek) bir şey satarken lütfedip 1 çekirdek fazla tartarsa bu, malı alanın itibarını gösterir. Olağandan fazla giyinen, süslenen vb. kişilere iki dirhem bir çekirdek denmesi bundan kaynaklanmaktadır."

KEÇİBOYNUZUNUN YARARLARI

Tüm bu kullanım alanlarına karşın keçiboynuzu %18 – 20 civarında (kuru meyvede %16 – 20) tanen içermesinden ötürü aşırı tüketiminde “sindirilememe” sorununa sebep olmaktadır. Bununla birlikte dengeli olarak tüketilirse sindirim sorunlarına ve reflü  problemlerine karşı oldukça yararlı bir besin olduğu, benzer şekilde de kolesterol düşürücü özelliği belirtilmektedir. Keçiboynuzu tozu mide mukozasını koruduğu için reflü tedavisinde olumlu rol oynar. Kahve yerine keçiboynuzu tozunu kullanabilirsiniz.    Mineral özellikleri bakımından ise, 100 gramında 42 mg Mg, 104 mg Fe, 1100 mg K, 307 mg Ca, 13 mg Na ve 0.4 mg Mn bulunmakta, ayrıca, A, B, B2, B3, C ve D vitaminleri açısından da zengin olduğu belirtilmektedir.

ETKİLERİ VE KULLANIM DOZU

Bağırsaklarda bağlayıcı bir etkisi olan keçiboynuzu tozu ishal tedavisine yardımcı olarak etkili sonuçlar vermektedir. İshal olan 1 yaş üzerindeki çocuklarda keçiboynuzu tozu yoğurt, bal, pekmez veya sütle karıştırarak günde 2 veya 3 kez 1’er çay kaşığı bol su ile tüketilmelidir. Keçiboynuzu tozu ishal tedavisinde yetişkinler için günde 2 veya 3 kez 1’er yemek kaşığı kullanabilirsiniz. Grip, nezle ve soğuk algınlığına bağlı nedenlerle öksürük şikâyetlerinde ve bir türlü geçmeyen inatçı öksürüğe karşı keçiboynuzu pekmezi çocuklar ve yetişkinler için güvenle kullanılabilmektedir.

 

Prof. Dr. Murat KARTAL

Bezmialem Vakıf Üniversitesi

Fitoterapi Merkezi Başkanı