TAKİP EDİNİZ

İÇERİK ARAMA

Sağlık İksiri Kış Sebzeleri


Saygıdeğer okurlarım, sonbahar mevsiminin son ayını yaşadığımız şu günlerde bilinen odur ki, sofralarımızı kış sebzeleri ile donatmak ve bunun nimetlerinden faydalanmamız gerekmektedir.



Aşağıda arz etmeye çalışacağım besinler bu mevsim enerji, canlılık, dayanıklılık ve ihtiyacımız olan vitamin ile minareleri önemli miktarda içermekte, ayrıca antioksidan özelliğe sahip besin kaynaklarıdır.

Besinlerin Tüketilmesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sağlıklı beslenmek, immun ( bağışıklık)  sistemi kuvvetlendirmek, vücut direncini artırmak için mevsiminde ve dengeli beslenilmesi, sebze ve meyvenin her rengini içeren besinlerin tüketilmesi büyük önem arz etmektedir. Kış mevsiminde özellikle sebze ve meyvelerin bol miktarda ve taze olarak, çiğ ya da az pişmiş şekilde tüketilmesi çok daha sağlıklıdır. Yapraklı sebzeler çiğ ya da az su ile buharlı tencere veya toprak güveçlerde zeytinyağı ile birlikte kısa süreli pişirilerek tüketilmesi önerilmektedir. Brokoli ve lahana gibi sebzeler uzun süre pişirilirse tadı bozulabilmektedir. Köklü sebzeler ise yapraklı sebzelerin aksine çok iyi pişirilmeli, aksi takdirde hazımsızlık yapabilmektedir. Havuç gibi sebzeler ve meyveleri vitaminlerinin kaybolmaması için kalın doğramak gerekir. Genel olarak kırmızı ve mor renkli sebze ve meyvelerin yoğun antioksidan içerdiği için kansere karşı koruyucu olduğu bilinmektedir. Yeşil renkliler de folik asit açısından çok iyi bir besin kaynağıdır. Tansiyon problemi olan kişiler için özellikle önerilmektedir. C vitamini viral enfeksiyonlara karşı koruyucu özelliğe sahiptir. Beyaz kan hücresi( lökosit) aktivitesini artırarak kansere karşı güçlü bir koruma sağlayan havuç, ıspanak, brokoli, pırasa gibi sebzeler ihtiyacınız olan A vitaminini karşılamada önemli bir rol üstlenir.  Koyu yeşil yapraklı sebzelerden, kırmızı et, tavuk, kuru kayısı ve kuru üzümden demiri; tahıl, sebze, süt ve deniz ürünlerinden magnezyumu; balık ve diğer deniz ürünlerinden selenyumu; yumurta, et, süt, tahıl ve deniz ürünlerinden çinkoyu sağlamak mümkündür. Ancak bu besinlerin hepsinin gün içine dağıtılarak ve hasta olmayı beklemeden tüketilmesi gerekmektedir. Nedeni ise, yapılan çeşitli araştırmalar koruyucu olanın düzenli beslenme olduğunu ortaya koymaktadır.  Bu mevsim soframızdan eksik etmememiz gereken sebzelere kısaca değinmek gerekirse;

Havuç: Özellikle A, B1, B2 vitamini ve lif kaynağı yönünden çok zengin olup, enerji vermekte, karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolün dengelemesine yardım etmektedir. Su içeriği yüksek olduğu için şeker hastaları rahatlıkla tüketebilmektedir. Ayrıca mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.

Ispanak: Her ne kadar Temel Reis’in abarttığı kadar(!) olmasa da önemli miktarda demir içeren ıspanak, diğer yapraklı sebzelere oranla daha çok protein içermektedir. Tansiyonu düşürmekte, kan pıhtılaşmasını azaltmaktadır. Betakaroten içerdiği için yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkilidir. Ayrıca yapılan araştırmalar sonucu bağışıklık sistemini güçlendirdiği ortaya konulmuştur.

Bal Kabağı: Yaklaşık 100 gram kabak günlük folik asit ihtiyacının dörtte birini karşılayabilmektedir. Haşlanmış kabakta bulunan karoten maddesi etkili bir antioksidan olarak önemlidir. Lif oranı yüksek olduğu için barsak sisteminin çalışmasını kolaylaştırır.

Mor ve Kara Lahana: Kalsiyum, bakır, demir, potasyum ve C vitamini bakımından zengindir; ayrıca kükürt içerir. Çiğ olarak yemek veya sıkarak suyunu içmek daha yararlıdır. Kansızlığı (anemi) giderir, diüretik (idrar söktürücü) özelliğe sahiptir. Mide ve bağırsak yaralarını yumuşatır ve pekliği (kabızlığı) giderir. Kandaki şeker miktarını düşürür. Vücudu hastalıklara ve kansere karşı korur. Sarılık ve safra kesesi hastalıklarına karşı yarar sağlamaktadır. Romatizma, siyatik, lumbago gibi hastalıklarda yararlıdır. Ancak guatrı olanların tüketmeleri sakıncalıdır.

Kereviz: Kükürtlü sebzelerdendir ve kesildikten sonra en kısa sürede tüketilmesi yararlıdır. Sakinleştirici özelliğinin yanı sıra kanı temizler, kilo almayı önler ve böbrekler için çok yararlıdır.

Brokoli: A vitamini ve potasyumdan zengin ve folik asit için iyi bir kaynak olan brokolinin mineral kaybı en az olacak şekilde pişirilmesi çok önemlidir. Bu nedenle az pişirilmeli ve haşlama suyu dökülmemeli ve çorba ve makarna yapımında kullanılabilmektedir.

Pırasa: Pür hassa yani hassa, vitamin dolu anlamına gelan bu sebze, damarları koruduğu pek çok araştırmayla belgelenen “kaempferol” adlı flavonid pırasada bol miktarda bulunur. Bu bileşen, damar astarlarını aşırı aktif oksijen moleküllerine ve tahribata yol açan diğer faktörlere karşı korumaktadır. Bazı çalışmalarda, “kaempferol”ün nitrik oksit üretimini arttırarak damaları rahatlattığı yönünde sonuçlar elde edilmiştir. Pırasa bu özelliği ile yüksek tansiyonu düşürmek için tüketilebilecek sebzeler arasında yer almaktadır. Pırasa, güçlü bir antioksidan olan “polifenol” içerir. Bu antioksidanlar vücudumuzda bulunan ve çeşitli kronik hastalıklara zemin hazırlayan serbest radikallere karşı koruma sağlamaktadır. İhtiva ettiği K, A, C, B6 vitamini, manganez ve demir mineralleri bakımından zengin olan pırasa vücudumuza enerji sağlamaktan, kemik ve doku gelişimine katkıda bulunmaya kadar pek çok yararı bulunduğunu söyleyebiliriz.

Maydanoz: Mide novaz yani mideyi iyileştirici özelliğe de sahip ve İdrar söktürücü olan maydanoz C vitamini açısından çok zengindir. Aynı zamanda A vitamini ve potasyum için iyi bir kaynaktır. Taze tüketilmesi, pişmiş haline göre daha besleyici olmakla birlikte, ödem atıcı olarak, kaynatılıp suyu içilebilir. Yüksek tansiyonu düşürür, kalbin yorulmasını önler, kansızlığı giderir, safra akışını kolaylaştırır. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olmaktadır.

Turp: Özellikle siyah turp, çok daha yüksek miktarda besin öğesi içerir ve böbrekler için yararlıdır. Potasyum için iyi bir kaynaktır. Halsizliğe iyi gelmekte, tokluk hissi sağlamakta ve bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının giderilmesinde iyi bir yardımcı göreve sahiptir.

Roka ve tere: Yapılarındaki mineraller ve vitaminler sayesinde, kanı mikroplardan temizlemekte, hastalıklara karşı direncimizi artırmaktadırlar. Böbrek taşlarını eriterek düşmesini kolaylaştırmakta ve kandaki şeker oranını düşürülmesine yardımcı olmaktadırlar. Özellikle de iyi bir C vitamini kaynağı olarak bilinirler.

Karnabahar: Vitamin ve mineral yönünden zengin olan karnabahar, zihinsel ve bedensel yorgunluk için önemli bir sebzedir. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlamakta, vücuttaki zararlı maddelerin atılmasını kolaylaştırmaktadır. Yapısında A, C, B1 ve B2 vitaminleri bulunduran karnabahar kolesterolü düşürmekte, lifleri sayesinde, kabızlığı gidermektedir. Bol miktarda kalsiyum, potasyum, fosfor ve demir içermekte ve romatizma ağrılarına iyi geldiği bildirilmektedir.

Sağlıklı günler diliyor, saygılar sunuyorum.

VEHBİ ALTUNÇUL

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

D.H Araş. Lab. Müdürü