TAKİP EDİNİZ

İÇERİK ARAMA

Güneş Her Zaman Dost Değildir!


Yaz mevsimi gereği, bu günlerde güneş kendini daha da fazla gösterecek, bizlere, çarpma, terletme, bunaltma (!) ile ilgili görevini de böylelikle yerine getirmiş olacaktır. Ancak, her şeyin fazlası zarar oluşturacağı gibi, güneş ışınlarının aşırısı da bizleri fazlasıyla üzebilir. Güneşe karşı almamız gereken tedbirlerle ilgili faydalı olabilecek bazı bilgileri paylaşacağım…

Güneş her daim yaşamın kaynağı olarak bilinmektedir. Güneşten mahrum bir evren asla düşünülemez. Onsuz yapamayız, ancak bazı durumlarda, özellikle yaz aylarında güneş ile pek samimi olmaya gelmez. Biliyoruz ki yaymış olduğu ultraviyole ışınları, dikkatli olmazsak ve bilinçli davranmazsak cilt kanserlerine, beyin kanamalarına sebep olmakta, hatta bizi ölüme bile sürükleyebilmektedir. Aşırı sıcak yaz günlerinde karşılaşabileceğimiz, yüksek derece ısı ve nem nedeniyle vücut ısısının ayarlanamaması sonucu sıcak çarpması olarak bilinen bir durumla karşılaşabiliriz. Kişiler güneş altında uzun süre kalırlarsa beynin alt bölümünde yeralan (Regülasyon) ısı düzenleme merkezi bozulur ve vücut ısısı hızla artmaya başlar. Bunun sonucu olarak da beyin hücrelerinde tahribat oluşmaktadır. Beyin ödemi veya kanamaları da görülebilir. Isı düzenleme merkezi, Hipotalamus ve iç ortamın dengesini sağlayan Homeostasis işlevini yerine getiremez ve vücut ısısını kontrol edemez hale gelir. Vücudumuzun ayrıca ısı kaybına yönelik kan damarları yolu ile veya ter bezleri ile terlemeye bağlı ısı kaybı gibi daha birçok mekanizması bulunmaktadır. Ancak tüm bu koruyucu mekanizmalara rağmen, vücut ısımız 37 derecenin üzerine çıkabilmekte ve hayati tehlike oluşturmaktadır.

SICAK ÇARPMASI BELİRTİLERİ VE ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER

Bilindiği gibi, güneş çarpması ve sıcaklık çarpmasının semptomları hemen hemen aynıdır. Tek fark sıcaklık çarpmasında güneş olmadan olayın gerçekleşmesidir. Peki, nedir bu sıcak çarpması, ne gibi belirtilerle bizi üzmektedir? Kısaca söylememiz gerekirse, adalelerde (kaslarda) kontraksiyonların yani kasılma ve krampların şekillenmesi, güçsüzlük, bitkinlik, yorgunluk hali, baş dönmesi, davranış bozukluğu, sinirlilik, derinin kuru ve sıcak olması, aşırı terleme, mide krampları, kusma, bulantı, bilinç kaybı, hayal görme, hızlı nabız ve kalp atımında düzensizlik, yani aritmi. Bu semptomların görüldüğü durumda ise, hasta derhal serin ve havadar bir yere alınmalıdır. Elbiseler çıkarılır, vücut serinletilmeye çalışılır. Sırtüstü yatırılarak, kol ve bacaklar yükseltilir. Ancak kusma ihtimali varsa yüzükoyun veya yan yatırılır (kusma içeriğini yutmaması için). Bulantısı yoksa ve bilinci açıksa su ve tuz kaybını gidermek için su veya soda içirilebilir. Hastanın şiddetli bulantısı, kusması ve bilincinde bozulma varsa en yakın sağlık kurumuna götürülmesi gerekmektedir. Sıcak çarpmasında bazı risk grubu kişiler, metabolizması daha hassas olduğu ve bazı hastalıklara sahip oldukları için, sıcaktan da diğer kişilere göre daha çok etkilenirler. Bu kişiler, kalp hastaları, tansiyon (hiper veya hipo) hastaları, diyabet (şeker) hastaları, kanser hastaları, normal kilosunun çok altında ve çok üzerinde olanlar, psikolojik ya da psikiyatrik rahatsızlığı olanlar, böbrek hastaları, yaşlı kişiler ve küçük çocuklar, hamileler ve lohusalar, bilinçsiz diyet uygulayanlar, yeterli miktarda su tüketmeyenler (yaklaşık 2.5 litre), iklim olarak sıcağa alışkın olmayan kişiler, alkol ve diğer zararlı madde kullanan kişiler olarak sıralanabilir.

KORUNMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Peki, sıcak çarpmasından korunmak için neler yapılmalı, ne gibi önlemler almalıyız? sorusuna şöyle cevap verebiliriz: Özellikle şapka, güneş gözlüğü (ultraviyole ışınlara UVA ve UVB ye duyarlı, % 100 koruyucu olmalı) ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar (güneş yağının faktörünün yüksek ve Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı olması gerekir) kullanılmalıdır. Mevsim şartlarına uygun, terletmeyen, açık renkli ve hafif giysiler tercih edilmelidir. Bol miktarda sıvı tüketilmeli ve sık olarak serin duş alınmalıdır. Dengeli beslenmeye önem vermeli ve ağır besin kaynaklarından mümkünse uzak durulmalıdır. Gereksiz ve bilinçsiz ilaç kullanılmamalıdır. Direk güneş ışığında kalınmamalıdır (özellikle 11 00-15 00 saatleri arası). Bulunduğumuz mekânların düzenli aralıklarla havalandırılmasının da yararlı olacağını düşünmekteyim.  Sağlıklı ve mutlu nice güzel günler diliyor, saygılar sunuyorum.

VEHBİ ALTUNÇUL
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
D.H. Araş. Lab. Müdürü