TAKİP EDİNİZ

İÇERİK ARAMA

Migren


Bayanlarda erkeklere oranla 3 kat daha fazla görülen ve günümüzde sık rastlanan migren şiddetli baş ağrısıyla kendini gösteren bir hastalık. Bu hastalığın teşhisi ve tedavi süreciyle ilgili Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Talip ASİL, gazetemiz için hazırladığı yazıda önemli bilgiler verdi.


Baş ağrısı halk sağlığını etkileyen en önemli bir sorunlardan birisi olmasının yanında baş ağrısı yaşayan insanların işe gidememesi gibi nedenlerle ciddi ekonomik kayıplara da yol açmaktadır. Bilinenin aksine insan beyninin parankim olarak adlandırılan beyin dokusu ağrıya duyarlı değildir. Baş ağrısı; baş çevresinde yer alan ağrıya duyarlı dokuların (kaslar, beyin zarları, sinüsler, büyük damarlar vs) çekilmesi, baskı altında kalması, yabancı bir madde tarafından istila edilmesi (infeksiyon veya tümör infiltrasyonu) gibi nedenlerle oluşmaktadır.


Her baş ağrısı migren değil
Baş ağrısı öncelikle iki ana başlık altında incelenir. Bunlardan ilk grup baş ağrısı oluşturan yapısal bir nedene bağlı olan sekonder baş ağrılarıdır. Bu gruba örnek vermek gerekirse menengit, beyin tümörü gibi bir kısmı oldukça ciddi nedenler sayılabilir. Diğer grup ise birincil baş ağrıları olarak isimlendirilir. Bu gruptaki hastalarda baş ağrısı daha uzun süredir bulunmakta ve ağrıyı oluşturan enfeksiyon, tümör gibi bir neden bulunmamaktadır. Birincil baş ağrıları içerisinde en önemli grubu migren baş ağrıları oluşturmaktadır. Aynı zamanda bu grup baş ağrıları içerisinde gerilim baş ağrısı, küme baş ağrısı olarak isimlendirilen baş ağrıları da sayılmaktadır.

Migren belirtileri neler?
Migren baş ağrısının farklı özellikleri vardır ancak bir hasta en azından orta şiddette, zonklayıcı karakterde ve kusmanın eşlik ettiği bir baş ağrısı yakınması tarif ediyorsa ve bu ağrı belli aralıklarla tekrar ediyorsa bu hastaya migren tanısı konabilir. Migrenli hastalar ağrının tek taraflı olması, ışıktan ve sesten rahatsız olunması, ağrının hareketle artması gibi özelliklerde tarif ederler. Bunun yanında migrenli hastaların bir kısmı ağrı gelmeden önce aura adını verdiğimiz bir takım ağrı öncüsü bulgular da tarif edebilir. Migren aurası denildiğinde gözlerin önünde ışık çakmaları, yarım görmeler veya vücutta bazı bölgelerde uyuşmalar olması gibi bazı nörolojik semptomlar akla gelir ve migren aurasını bir migren baş ağrısı takip eder.

Migren kadınlarda daha sık görülüyor
Migren toplumda yaklaşık her 5 kişiden birini etkiler ve kadınlarda biraz daha sık rastlanır. Migrenli hastalarda ortaya çıkan baş ağrısı hastaların günlük yaşamını etkileyecek hatta bazen işini gücünü yapmasını tamamen etkileyecek kadar şiddetlidir. Genellikle ağrı kesici alınmazsa 4-72 saat kadar sürer, hastalar migren baş ağrısı esnasında karanlık sessiz bir odada yatma ihtiyacı hissederler. Bu hastalar baş ağrısı şiddetli olduğu için genellikle ağrı kesici alırlar ve bu hastalarda ağrı kesicilerin kötüye kullanımı sıklıkla görülebilir.

Migren tedavisi
Kronik baş ağrısı olan hastaların neredeyse tamamı kendilerinde sinüzit veya migren olduğunu düşünmektedir. Hâlbuki kronik baş ağrılarının gerilim baş ağrısı ve küme baş ağrısı gibi başka nedenleri de bulunmaktadır.  Bu yüzden migren baş ağrısı tanısının doğru şekilde konması tedavinin planlanması açısından önemlidir.
Migrenli hastalarda tedavi iki şekilde planlanmaktadır;
1. Baş ağrısını geçirmek için atak tedavisi
2. Ağrı sıklığı fazla ise bu atakların sıklığını azaltmaya yönelik tedavilerdir.
Atak esnasında bazı ağrı kesiciler ve bulantı kusmaya yönelik ilaçlar belli bir disiplin içerisinde kullanılır. Basit ağrı kesicilerin yetmediği zamanlarda migrene spesifik bazı ilaçlarda atağı sonlandırmak için kullanılabilir. Ancak migren atağı esnasında ağrı kesicilerin sıklıkla kullanılması durumunda ağrı kesicilerin kötüye kullanımından bahsedilir ve bu durumun tedavisi en az migren tedavisi kadar zordur.

Tedavi yöntemleri farklılık gösterebilir
Migrenli hastalarda baş ağrısı atak sıklığı fazla ise veya ağrı çok şiddetli oluyorsa yine belli bir disiplin dahilinde ve her hastaya hastanın özellikleri de göz önünde bulundurularak atak sıklığını azaltmak için kronik tedaviler verilmektedir. Bu tedaviler verilirken ağrının karakteri yanında hastanın özellikleri ve eşlik eden durumlar da göz önünde bulundurulmalıdır. Bu yüzden bir hastaya iyi gelen bir tedavi başka bir hastaya iyi gelmeyebilir. Dirençli migren hastalarında Botox tedavisi veya ağrı noktalarına yapılacak enjeksiyonlar gibi daha ileri tedavi seçenekleri de kullanılabilir.
Kısaca özetlemek gerekirse bir hastanın baş ağrısı varsa özellikle ciddi baş ağrısı nedenleri (örneğin beyin tümörü, menengit vs) öncelikle dışlanmalıdır. Kronik baş ağrısı olan bir hasta varsa bu ağrının tanısı öncelikle doğru konmalıdır. Her kronik baş ağrısının migren olmadığı gözden kaçırılmamalıdır. Migrenli hastalarda ağrı kesicilerin kötüye kullanımı konusunda dikkatli olunmalıdır. Eğer bir hasta migren tanısı almışsa atak tedavisi ve kronik dönemdeki tedavisi de hastanın özellikleri ve eşlik eden durumlar göz önünde bulundurularak bireysel olarak düzenlenmelidir.  


Prof. Dr. Talip ASİL
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi
Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı